• 22 Eylül 2017 Cuma
KIRGIZ TÜRKLERİ?NİN 0 Yorum0 BEĞENİ
KIRGIZ TÜRKLERİ?NİN BÜYÜK DESTANI: MANAS

KIRGIZ TÜRKLERİ?NİN BÜYÜK DESTANI: MANAS

31 Temmuz 2016 Pazar          

 KIRGIZ TÜRKLERİ’NİN BÜYÜK DESTANI: MANAS

 

 

 

 

                             


KARAKOL ŞEHRİNDE BİR MANASÇI

Manas Destanı Kırgız Türkleri’nin milli destanı olmak ile beraber dünyanın en uzun destanı olarak bilinmektedir. Kırgız Türkleri’nin bugün de yaşattıkları folkloruna, gelenek ve göreneklerine, inançlarına, törelerine, bozkır hayatına ait deyimler (giyim kuşam, çadır hayatı, hayvancılık, deve ve at koşumları, kap kacak, yiyecek ve içecek gibi mutfak kültürü vb.), ata sözleri gibi halk edebiyatı ürünlerinin yanında Türk dili tarihi için çok değerli olan malzemeleri de içinde yaşatmaktadır. Kişi, kavim, boy, soy, oymak, cemaat adlarıyla çeşitli hayvan adlarını taşıması bakımından da bir ad bilimi hazinesidir. Destanda adı geçen Abeke, Abılay, Açık, Ağış, Acıbay, Ak-Erkeç (kadın), Akılay / Nakılay (kadın), Ak-Kıyaz, Akpay-Mamet gibi bazı kahraman-alplerin hayatı ve özellikleri Oğuz Kağan, Dede Korkut, Köroğlu gibi Türk destanlarındakilerle benzerlik göstermektedir.

Manas ve etrafındaki yiğitlerin mücadele ettiği kâfirler Moğol asıllı Budist Kalmuklar ve Çinliler’dir. Fakat destanda Kırgızlar arasındaki kardeş kavgalarının kanlı sahneleri de geniş şekilde yer alır. Bütün bu savaşlar anlatılırken büyüye bağlı masalımsı hayalî sahnelere yer verilmekle birlikte esere gerçekçi bir üslûbun hâkim olduğu görülmektedir.

Destan üç bölümden oluşmaktadır. Bunlar; Manas, oğlu Semetey ve torunu Seytek ile ilgili bölümlerdir.

Ünlü Türkolog Wilhelm Radloff(1837-1918), Manas Destanı'yla ilgili ilk derlemeyi, Kırgızistan’ın Tokmok kenti güneyindeki Sarı Bağış boyuna mensup bir Manasçıdan (destanı günümüze kadar nesilden nesile aktaragelen sözlü anlatıcılar) 1869'da yapmıştır. Halk arasında bu sözlü halk edebiyatı anlatıcılarına ırçı veya comokçu da denmiştir.

Manas Destanı'na hala eklemeler yapılmaktadır ve destanın 130'dan fazla değişik biçimi vardır.

 


 Manas Ata Heykeli/ Kırgızistan- Talas

Destanın derlenen en hacimli şekli Sayakbay Karalayev'in Manas-Semetey-Seytek üçlemesi olup 500.500 dizedir. Destanın çeşitli Manasçılardan derlenen 60'tan fazla anlatımının toplam dize sayısının 1.500.000 olduğu kaydedilmektedir.

 

Manas Heykeli/ Kırgızistan

 

Manas Han’ın babası Yakup Han'dır. Annesinin adı Çığrıcı'dır. Yakup Han ile Çığrıcı hanım evlendikten on dört sene sonra Manas doğmuştur. Doğumu üzerine civardan gelen elçiler, onun bir kahraman olacağını hemen anlamışlardır. On yaşına gelince tam bir kahraman olur. Düşmanlarının üzerine saldırarak perişan eder. Atlarına at erişemez,zırhına ok işlemez. Yakup Han, oğlunun atılganlıklarını, kahramanlıklarını görünce, onu korumak, onunla arkadaşlık etmek üzere, Bakay adında bir kişiyi onun yanına koymuştur. Manas, Nogay boyundan gelmektedir. Kalmuk baskınlarına karşı Kırgız halkının birliğini, bütünlüğünü korur ve bir kahramanlık ve özgürlük sembolü haline gelir.

Manas destanından bahseden en eski kaynak Seyfeddin Molla’nın XVI. yüzyılda yazılmış Mecmûu’t-tevârîh adlı eseridir. Burada Manas tarihî bir kişi ve alp olarak gösterilir. Destanı bilim dünyasına ilk duyuran Kazak bilgini Çokan Velihanoğlu’dur. Cengiz Han’ın soyundan gelen bu Kazak prensi 1856 yılında Kırgızistan’da yaptığı gezi sırasında destanın bir varyantını derlemiş, 1861’de Rus Coğrafya Derneği’nin dergisinde “Kökütey Han’ın Aşı” adlı kısmını Rusça’ya çevirerek yayımlamıştır. Daha sonra W. Radloff 1862, 1864 ve 1869 yıllarındaki Kırgızistan gezilerinde Manas’tan parçalar derleyerek yazıya geçirmiş, bunları Proben der Volkslitteratur der Türkischen Stämme adlı eserinin V. cildinde (St. Petersburg 1885) Kırgızca-Rusça-Almanca olarak neşretmiştir. Manas destanının bugüne kadar on üç varyantı derlenmiş ve büyük bir bölümü yayımlanmıştır. Bir bölümü de henüz yazma halindedir. Destanla ilgili önemli neşirleri bulunan Kazak yazarı Muhtar Avezov 1930’da başladığı çalışmalarını otuz yıl devam ettirmiş ve destanın halk arasında yaşayan pek çok varyantını ortaya çıkarmıştır. Destan üzerine çalışan Kırgız, Kazak, Özbek araştırmacıları ve başta Abdülkadir İnan olmak üzere Emine-Gürsoy Naskali, Naciye Yıldız ve Tuncer Gülensoy gibi pek çok Türk bilim adamı da bulunmaktadır.

Manasçılar destanı kopuz çalıp türküler söyleyerek anlatan, el kol ve baş hareketleriyle destan kahramanlarının konuşmalarını yer ve olaya uygun biçimde ses tonlarıyla canlandıran, ozan-âşık-meddah-aktör karışımı meziyetleri bünyesinde toplayan sanatçılardır. Bunlar ustalarının yanında iyi bir hikâyeci, aktör, türkücü, bestekâr olarak yetişmiştir. Manas destanını çok iyi bilen Manasçılar’a “nagız Manasçı”, yarım bilenlere “şala Manasçı” adı verilir. Nagız Manasçılar destanın tamamını âdâbı ve erkânı ile anlatırlar ve üç büyük kolu bütün epizotlarıyla kesintisiz olarak ancak altı ayda söyleyip tamamlayabilirler. Bilinen en eski Manasçı XVIII. yüzyılın ikinci yarısında yaşayan Keldibek’tir. Diğer bazı Manasçılar da şunlardır: Kırgızlar’dan “balık” lakaplı Bekmurat, Naymanbay, Al Çonbaş, Tınıbek, Çüyük, Sağımbay Orakbayoğlu, Sayakbay Karalayoğlu, Togolok Moldo, Şrısmendeyev, C. Kocekov, B. Sanazov; Kazaklar’dan Cambil Cabayoğlu, Mayköt, Kulmambet, Süyimbay, S. Mürsekoy. Günümüzde de Kırgızistan ve Kazakistan’da Manas destanını tam ya da yarım olarak söyleyebilen Manasçılar bulunmaktadır.

 

Kaynakça:

https://tr.wikipedia.org/wiki/Manas_Destan%C4%B1

Abdülkadir İnan- Manas Destanı .

TDV İslam Ansiklopedisi- Manas Destanı maddesi.

http://www.turkedebiyati.org/manas-destani.html.


1366 Görüntülenme Sayısı
  

Sizin Yorumlarınız Bizim İçin Önemli *